Ruhsatsız Ateşli Silah Bulundurma ve Taşıma Suçu (6136 Sayılı Kanun m. 13)
Ruhsatsız ateşli silah bulundurma veya taşıma, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamında düzenlenen ve uygulamada sıklıkla karşılaşılan suç tiplerinden biridir. Söz konusu suç, kamu güvenliğinin korunması amacıyla düzenlenen tehlike suçları arasında yer almakta olup, 21.11.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7533 sayılı Kanun ile birlikte cezai yaptırımlarda önemli değişiklikler yapılmıştır. Özellikle ruhsatsız silahın taşınması ile yalnızca konut veya işyerinde bulundurulması arasındaki fark, silahın niteliği ve sayısı, mermilerin miktarı, aramanın hukuka uygunluğu ve failin kastı, somut olay bakımından uygulanacak yaptırımın belirlenmesinde büyük önem taşımaktadır. Bu makalede, 6136 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında ruhsatsız silah bulundurma ve taşıma suçunu; güncel ceza miktarları, suçun unsurları, Yargıtay uygulaması, beraat sebepleri, seri muhakeme usulü ve infaz yönleriyle ele alacağım.
1. Ruhsatsız Silah Bulundurma ve Taşıma Suçunun Cezası
6136 sayılı Kanun'un 13. maddesinde farklı fiiller ve silahın niteliğine göre farklı yaptırımlar öngörülmüştür.
Ruhsatsız Silah Taşıma veya Bulundurma – m. 13/1
Ruhsatsız ateşli silahı satın alan, taşıyan veya bulunduran kişi hakkında 2 yıldan 4 yıla kadar hapis ve 100 günden 500 güne kadar adli para cezası öngörülmektedir. 533 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında özellikle hapis cezasının alt sınırının 2 yıla yükseltilmesi, uygulamada Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) bakımından da önem kazanmıştır.
Vahim Nitelikte Silah veya Sayıca Çokluk – m. 13/2
Silahın tam otomatik olması, dürbün veya susturucu gibi niteliklere sahip bulunması ya da silahların nitelik veya sayı bakımından vahim kabul edilmesi halinde daha ağır yaptırım uygulanmaktadır. Bu durumda 5 yıldan 8 yıla kadar hapis ve 500 günden 5.000 güne kadar adli para cezası söz konusu olmaktadır. Silahın vahim nitelikte olup olmadığı her somut olay bakımından değerlendirilmelidir. Bu değerlendirmede kriminal inceleme ve uzmanlık raporları önem taşımaktadır.
Ev veya İşyerinde Tek Silah Bulundurma – m. 13/3
Silahın bir adet olması ve yalnızca kişinin meskeninde veya işyerinde bulundurulması halinde daha düşük bir ceza öngörülmüştür. Bu durumda 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 100 günden 500 güne kadar adli para cezası uygulanmaktadır. Bu fıkra ayrıca seri muhakeme usulü bakımından özel önem taşımaktadır.
Pek Az Sayıda Mermi veya Parça – m. 13/4
Mermi veya silah parçalarının pek az sayıda olması ve olayın vahamet arz etmemesi halinde daha düşük yaptırım uygulanması mümkündür. Bu durumda 6 aya kadar hapis ve 30 günden 500 güne kadar adli para cezası öngörülmektedir. Ancak pek az sayıda ifadesinin her olay için kesin bir sayısal karşılığı bulunmadığından, somut olayın özellikleri ve mahkemenin değerlendirmesi önem taşımaktadır.
2. Suçun Maddi ve Manevi Unsurları
Ruhsatsız silah bulundurma veya taşıma suçunun oluşabilmesi için yalnızca silahın fiziksel olarak ele geçirilmiş olması yeterli değildir.
Somut olayda;
- Silahın 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak nitelikte bulunması,
- Silahın ateş etmeye elverişli olup olmadığı,
- Failin silah üzerindeki hâkimiyeti,
- Bulundurma veya taşıma kastının bulunması,
- Eylemin niteliği ve süresi birlikte değerlendirilmelidir.
Yargıtay uygulamasında, failin silah üzerinde tasarruf etme iradesinin belirli bir süre devam etmesi önem taşımaktadır. Örneğin bir kişinin başkasına ait silahı çok kısa süreli olarak kullanması ile silahı kendi hâkimiyetinde bulundurma amacıyla taşıması aynı şekilde değerlendirilmemelidir. Dolayısıyla savunmada, sanığın silahla kurduğu fiili ve iradi ilişkinin niteliği ayrıca ortaya konulmalıdır.
3. Bulundurma Ruhsatı Olan Silahın Araçta Taşınması
Uygulamada önemli sorunlardan biri de bulundurma ruhsatlı silahın ruhsat kapsamı dışında taşınmasıdır. Bulundurma ruhsatı, silahın her yerde taşınabileceği anlamına gelmez. Bulundurma ruhsatlı bir silahın araçta veya ruhsatta belirtilen mesken/işyeri dışında taşınması, şartları oluştuğu takdirde 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi kapsamında suç teşkil edebilir. Bu nedenle silahın ruhsatının bulunup bulunmadığı kadar, silahın nerede ve hangi amaçla bulundurulduğu veya taşındığı da önemlidir.
4. Silahın Teknik Özellikleri ve "Memnuiyet Vasfı"
Bir eşyanın 6136 sayılı Kanun kapsamında ateşli silah olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, yalnızca görünüşüne göre belirlenemez.
Silahın;
- ateş etmeye elverişli olup olmadığı,
- mekanizmasının çalışır durumda bulunup bulunmadığı,
- ateşleme sisteminin mevcut olup olmadığı,
- eksik parçalarının bulunup bulunmadığı,
- çalışır hale getirilebilmesi için esaslı bir müdahale gerekip gerekmediği teknik olarak incelenmelidir.
Örneğin ateşleme iğnesinin bulunmaması, horoz yayının bozuk olması veya silahın ancak esaslı bir tamir işleminden sonra ateş edebilecek durumda bulunması gibi hususlar suçun unsurları bakımından önem taşıyabilir. Bu nedenle silahın teknik özellikleri konusunda kriminal inceleme ve uzmanlık raporu büyük önem taşımaktadır.
5. Ruhsatsız Silah Dosyalarında Beraat Sebepleri
Her ruhsatsız silah dosyasında mahkûmiyet kararı verilmesi zorunlu değildir. Somut olayın özelliklerine göre suçun maddi veya manevi unsurlarının oluşmaması mümkündür.
Kastın Bulunmaması
Silahın kısa süreli olarak ve suç işleme kastı bulunmaksızın elde tutulması, somut olayın özelliklerine göre suçun manevi unsurunun oluşmadığı sonucunu doğurabilir. Özellikle silahın derhal kolluğa teslim edilmek amacıyla kısa süreli olarak muhafaza edilmesi halinde kastın bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Silahın Kuru Sıkı Olduğunun Sanılması
Sanığın silahı kuru sıkı zannetmesi ve silahın teknik özelliklerinin değiştirilerek ateşli silah haline getirildiğini bilmemesi, özellikle somut olayda bu hususun başka delillerle de desteklenmesi halinde kast yönünden önem taşır.
Hukuka Aykırı Arama
Ruhsatsız silah dosyalarında üzerinde özellikle durulması gereken konulardan biri de silahın nasıl ele geçirildiğidir.
Arama işleminin hukuka uygun olup olmadığı; hâkim kararı bulunup bulunmadığı, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde usulüne uygun yazılı emir bulunup bulunmadığı, aramanın kapsamının karara uygun olup olmadığı, arama işleminin kanuni şartlara uygun şekilde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği yönlerinden incelenmelidir. Hukuka aykırı bir arama sonucunda elde edilen silahın hükme esas alınamayacağı Yargıtay uygulamasında kabul edilmektedir. Bu nedenle savunma açısından yalnızca "silah bulundu" şeklindeki tespitle yetinilmemeli, silahın hangi hukuki işlem sonucunda ele geçirildiği mutlaka incelenmelidir.
6. Seri Muhakeme Usulü
6136 sayılı Kanun bakımından seri muhakeme usulünün uygulanıp uygulanamayacağı, dosyanın niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir. Özellikle 13/3. madde kapsamında, yani tek silahın konut veya işyerinde bulundurulmasına ilişkin suç bakımından seri muhakeme usulünün uygulanabileceği belirtilmektedir. Şüphelinin usulü kabul etmesi halinde temel cezadan yarı oranında indirim yapılabilmektedir. Ancak seri muhakeme usulünün sonuçları ve uygulanabilirliği her dosyada somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
7. Zamanaşımı
6136 sayılı Kanun kapsamında ruhsatsız silah taşıma veya bulundurma suçlarında zamanaşımı bakımından uygulanacak süre, suçun niteliği ve ilgili ceza hükümleri dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Araştırma kapsamında aktarılan Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 25.12.2023 tarihli, 2023/4128 E., 2023/10515 K. sayılı kararında olağan dava zamanaşımı süresinin 8 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu belirtilmektedir. Bununla birlikte zamanaşımı hesabında suç tarihi, uygulanacak kanun hükümleri ve zamanaşımını kesen/durduran işlemler ayrıca değerlendirilmelidir.
8. 7533 Sayılı Kanun Sonrasında HAGB Bakımından Durum
21.11.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7533 sayılı Kanun ile ruhsatsız silah taşıma veya bulundurma suçunun temel halinde hapis cezasının alt sınırı 2 yıla çıkarılmıştır. Bu değişiklik, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması bakımından önem taşımaktadır. Özellikle temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi halinde dahi yapılacak artırım ve indirimlerin sonucu, sanık hakkında kurulacak hükmün HAGB sınırında kalıp kalmayacağını etkileyebilir. Ayrıca suç tarihinin 21.11.2024 öncesi veya sonrası olması, uygulanacak kanun hükümleri bakımından ayrıca değerlendirilmelidir. Suç tarihi eski düzenleme dönemine denk geliyorsa, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe kanun hükümlerine ilişkin düzenlemeleri çerçevesinde sanık lehine olan hükmün uygulanması gündeme gelebilir.
Silahın gerçekten 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliğe sahip olup olmadığı, ateş etmeye elverişli bulunup bulunmadığı ve teknik olarak çalışır durumda olup olmadığı belirlenmelidir.
9. Sonuç
6136 sayılı Kanun kapsamında ruhsatsız ateşli silah taşıma veya bulundurma suçu, görünüşte yalnızca ruhsatsız silahın ele geçirilmesinden ibaret olsa da, hukuki değerlendirme bakımından birçok farklı unsurun birlikte incelenmesini gerektiren bir suç tipidir. Özellikle silahın teknik niteliği, memnuiyet vasfı, failin kastı, silahın bulunduğu yer, ruhsatın kapsamı, mermi sayısı, arama işleminin hukuka uygunluğu ve suç tarihi son derece önemlidir. 21.11.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7533 sayılı Kanun sonrasında ceza miktarlarında yapılan artış nedeniyle, suç tarihi ve uygulanacak kanunun belirlenmesi ayrıca önem kazanmıştır. Bunun yanında her dosyada "silah bulundu, dolayısıyla suç sabittir" şeklinde bir yaklaşım benimsenmemelidir. Ceza yargılamasının temel ilkeleri doğrultusunda, suçun maddi ve manevi unsurlarının her türlü şüpheden uzak, kesin ve hukuka uygun delillerle ortaya konulması gerekir. Özellikle hukuka aykırı arama, silahın teknik olarak ateş etmeye elverişli olmaması, sanığın silahın niteliğine ilişkin bilgisinin bulunmaması, kısa süreli zilyetlik ve ruhsat işlemlerindeki idari gecikmeler gibi hususlar, somut olayın özelliklerine göre beraat sonucuna dahi etkili olabilecek niteliktedir. Bu nedenle ruhsatsız silah bulundurma veya taşıma suçuna ilişkin soruşturma ve kovuşturmalarda dosyanın yalnızca ele geçirilen silah üzerinden değil, delilin elde edilme biçiminden silahın teknik özelliklerine, sanığın kastından uygulanacak infaz rejimine kadar bütün yönleriyle değerlendirilmesi gerekir.
Av. Kuzey Erol Ateş
Bu makale hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup somut olay bakımından hukuki görüş veya hukuki danışmanlık niteliğinde değildir. Her olayın kendi koşulları içerisinde ayrıca değerlendirilmesi gerekir.